Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü 2013 yılı Birinci Olağan Genel Kurulu yapıldı. 2012 yılı faaliyet raporunun onaylandığı Genel Kurulda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “İSU Genel Müdürlüğü’nde kurumsallaşma tamamlanmıştır. Yaptığımız yatırımlarla Kocaeli, dünya kalitesinde suyun verildiği, atıksuların atıldığı, derelerin ıslah edildiği, İzmit Körfezinin kirlilikten arındırıldığı, plajlarında yüzüldüğü bir şehir oldu. Teknolojik yatırımlarla birlikte İSU, örnek bir kurum haline geldi.”dedi.
Genel Kurulların Kurumun bayramı olduğunu vurgulayan İSU Genel Müdürü İlhan Bayram da, bu yıl yeterli kar yağışı olmadığı için Yuvacık Barajı’nın dolmadan inişe geçtiğini ve Temmuz başından itibaren Sapanca gölünden su almaya başlamak için çalışmalar yaptıklarını söyledi.
İSU Genel Müdürlüğü’nün Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere yılda iki defa yaptığı Olağan Genel Kurulu İzmit Leyla Atakan Kültür Merkezi Dr. Şefik Postalcıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkan İbrahim Karaosmanoğlu başkanlığında yapılan 2013 yılı Birinci Olağan Genel Kurulu, saygı duruşu ve istiklal marşı okunması ile başladı.
BAŞKAN KONUŞMASI….
BAŞKAN,”İSU OLMAZSA OLMAZ KURUMLARIMIZDAN BİRİ”
Genel Kurulda bir konuşma yapan Başkan İbrahim Karaosmanoğlu, “İSU Genel Müdürlüğü, yerelde belde ve kent hizmetlerinde en önemli, olmazsa olmaz kurumlarımızdan bir tanesidir.Suyun olduğun yerde hayat var. Temiz ve sağlıklı su varsa sağlıklı bir hayat var, demektir. Aynı zamanda kullandığımız sular kirli su, atıksu olur. Bu atıksularında sağlıklı bir şekilde, çevreye zarar vermeden, doğal ortamı tahrip etmeden, kirletmeden bertaraf edilmesi, tertemiz bir şekilde doğal ortama deşarj edilmesi anlamında önemli bir kurumumuz. Bir yandan da farklı, yan görevlerde verdiğimiz bir kurum. Fırtınalarda, aşırı yağmurlardan dereler taşıyor, tehlikeli hale geliyor. Bu görevde büyük ölçüde İSU Genel Müdürlüğü vasıtasıyla icra ediliyor.
Bugüne kadar Kurumun geldiği durum; gerçekten Kocaeli açısından, hem Türkiye açısından hem de dünya örnekleri açısından önemli mesafe aldı. Bu kurum kurumsallaşmasını tamamladı. Tertemiz, pırıl pırıl bir Kurum haline geldi. Tabi, Kocaeli geneli gibi kentlerde çok işimiz vardı. Neden çok işimiz vardı; küçük küçük belediyelerimiz vardı, beldelerimiz vardı. Köylerin hizmetleri daha farklı. Belediye ve köylerin hem maddi imkanları hem de Türkiye’nin bulunduğu şartlar bu problemleri gittikçe büyüttü. Göç alan bir kentiz, devamlı gelişen bir kent. Belediyeler bu gelişmelere büyük ölçüde ayak uyduramadı. Devasa sorunlar vardı. Su şebekeleri, isale hatları zor şartlarda yapılmıştı, sağlıklı belki pek çoğu yapılamamıştı. Önemli bölümü derme çatma yapılmıştı. Kanalizasyon sistemleri, isale hatları, su depoları hakeza. 2004 yılında Büyükşehir Yasasının tüm Kocaeli’yi kapsaması ile devr aldığımız tabloda köylerde, beldelerde veya ilçelerde pek çok su deposu su deposu olmaktanda uzak, fiziken yetersizdi. Mevcut duruma depremin de etkisi vardı. Gerçekten zor bir tabloyu devr almıştık. Kanalizasyonlar pek çok yerde derelere, vadilere akıyordu; dolayısıyla denizimizi, akarsularımızı kirletiyordu. Çevre sağlıksız bir çevreydi. Oturacağımız, yemek yiyeceğimiz, eğleneceğimiz dinleneceğimiz alanlar azdı, kıtdı. Bütün bunların adım adım iyileştirilmesinde, sağlıklı hale gelmesinde, yaşanabilir kent hale gelmemizde bu kurumun çok büyük icraat ve hizmetleri oldu.
“KOCAELİ DE SU MUSLUKTAN İÇİLİR”
Allaha şükür. Artık Kocaeli’de her noktada su kaynaklarımız farklı farklı;küçük yerlerde, köylerde, bazen beldelerde farklı kaynaklardan da su elde ediyoruz. En önemli kaynağımız Yuvacık Barajı olmakla birlikte en ücra köşedeki su kaynağımız bile aynı kalitede olmasına dikkat ediyoruz. Su musluktan içilmeli diyoruz. Kocaeli’ de su musluktan içilir.Her yerde, fırsat buldukça her ortamda söylüyorum. Evimde, her yerde fırsat buldukça kaynağından, musluktan su içmeye çalışıyorum. Belediye başkanı olarak, örnek olarak yapıyorum. Ve vatandaşlarıma, tüm Kocaeli’li hemşehrilerime şunu söylüyorum. Biz içilemeyecek hiçbir suyu vatandaşlarımıza içirmeyiz. Kendimiz içmediğimiz, güvenle içmediğimiz suyu vatandaşlarımıza önermeyiz. Bizim musluktan akan suyumuzu, ben inanıyorum, ve inanıyorum, inanıyorum iddia ediyorum, damacana sularından, şişe sularından, bardak sularından çok daha güvenli daha sağlıklı olduğuna inanıyorum,tüm halkımızın da inanmasını arzu ediyorum.
“BARDAK SUYUNDAN DAHA ÇOK ŞEBEKE SUYU KULLANIYORUM”
Ben bardak suyundan daha çok şebeke suyu kullanıyorum. Çünkü, kontrolünü yapıyoruz. Her gün en az 100 farklı farklı noktalardan numuneler alıyoruz, bunların tahlillerini bütün vatandaşlarımıza bilgileri paylaşıyoruz. Vatandaşlarımızın en küçük bir tereddüt varsa bulundukları bölgelerden su şebekesinden, su deposundan, su kalitesinden derhal bize müracaat etsinler. Biz o suyun tahlilini yapalım, eksikliği varsa giderelim. 2004-2005 yıllarında meclis üyelerinden bulundukları belde, bölgelerden içmesuyunu renkli şişelere koyup İSU Genel Kuruluna getirdiklerini biliyorum. Başkanım ”Bizim kullandığımız su buydu.” Allaha şükür, bugün böyle bir şeyi köylerde, beldelerde dahil duymuyoruz. En küçük yerlerde içmesuyu arıtma tesisi yapıyoruz. Orayı sağlıklı bir hale getiriyoruz. Köy grupları, beldelerde aldığımız pırıl, pırıl kontrol ederek, denetleyerek en sağlıklı bir şekilde vatandaşlarımıza verme görevimiz var.
Bugüne kadar en sağlıklı bir şekilde icra eden, başta en yetkili kurul olarak Genel Kurulumuza, aldığımız önemli ve stratejik kararlar aldık, uygulamalar yaptık. Gerek önceki dönem gerekse bu dönem bütün Genel Kurul üyelerimizin burada emeği,alın teri var. Ben herkese bu anlamda teşekkür ediyorum. Bütün çalışma arkadaşlarıma, İSU Genel Müdürlüğündeki çalışma arkadaşlarıma,Genel Müdürümüzden,çaycımızdan temizlikçisine kadar teşekkür ediyorum.
“KALİTELİ , VERİMLİ ÇALIŞMALAR DURMADAN DEVAM EDECEKTİR”
Bu kaliteli, bu verimli çalışmalarımız hiç durmadan devam edecektir. Bilimsel çalışıyoruz; teknolojinin bütün nimetlerinden istifade ediyoruz. Teknolojiyi uyguluyoruz çalışmalarımızda. Ve bizim kurumumuz Türkiye’de örnek alınan kurumların başında geliyor. Bundan dolayı da büyük mutluluk duyuyoruz. Halkımızın memnuniyeti de çok üst seviyede . Ama eksikler şikayetle oluyor onları alıyoruz. Halkın memnuniyeti, bizim için son derece önemli. Bütün çalışma arkadaşlarıma önem veriyorlar, hassasiyet gösteriyoruz. Gelen öneri, istek ve şikayetler en güzel şekilde değerlendirilmektedir. Her geçen yıl,Büyükşehir Başkanı olarak, bana gelen şikayetlerin azaldığını görmekten ayrıca mutluluk duyuyorum. 2004,2005,2006’i hatırlıyorum. Çok daha fazla miktarda şikayet alıyordum, İSU ile ilgili, atıksular ile ilgili, arızalarla, zamanında tamir edilmemesinden, patlak ve çatlaklarla ilgili. Ama bugün bunların azaldığını görüyorum. Bana az geliyor. Halkın içindeyim. Geliyor ama az geliyor. Eskiden 100 şikayet geliyordu. Bugün düştü 15-20’e indi. Her geçen gün müşteri memnuniyeti, vatandaş memnuniyeti artıyor.”dedi.
GENEL MÜDÜR KONUŞMASI…
GENEL MÜDÜR BAYRAM,”İSU BİR HİZMET BİRİMİDİR”
Genel Müdür İlhan Bayram da, “İSU Genel Müdürlüğü, bir hizmet birimidir. Bu Genel Müdürlük, kanunla kendisine verilen vazifeleri yerine getiriyor. Su işletmesi, atıksu işletmesi, arıtmaların çalıştırılması…Daha önceki Genel Kurullarımızda kısaca buradaki ana hedefimizi, hareket noktamızı, hareket planlarımızı size anlatmıştık.
Önümüzde, Stratejik Çalışmalar diye bir Stratejik Planımız var. Bu plan doğrultusunda, bu planın içini doldurmaya çalışıyoruz. Yapmaya çalıştığımız, dünyadaki ileri su kanal idareleri gibi, onların ölçeğinde, vatandaşımıza, abonelerimize, müşterilerimize hizmet edebilmek.
Bizim üç tane ana görevimiz var. . İçmesuyu temini, dağıtılması, atıksu toplanması ve arıtılması…İleri su kanal idarelerinde bu nasıl oluyor. Özellikle su işletmesinde kaynak, modern anlamda altyapıyı kuruyorsunuz. Ondan sonra suyun temininde kaynak bakımından, kaynaklarınızı alternatif hale getiriyorsunuz. Yanı tek kaynağa bağlı kalmıyorsunuz. Tehlike ötelemesi yapıyorsunuz, yanı dün gelen suyu bugün kullanmıyorsunuz. Yaklaşık, en aşağısından bir sene önden gitmeniz ve bir sene rezerv elinizde olması lazım. Bizim Yuvacık Barajımız var. B planımız Sapanca Gölü’nü devreye aldık. Ki birazdan arz edeceğim bu sene belki çok daha fazla kullanacağız orayı. Nihayetinde, şehrimizin içinde değerlendirebileceğimiz kaynaklar belli. Ondan sonra bölgesel bir planlamaya gitmemiz lazım. Ki, Su ve Orman Bakanlığının bu sene yaptığı en son master planda bizim bölgemize dışarıdan ileride nasıl takviyeler yapılabilecek onunla çalışmalar yapıldı, bizim de kurum olarak katkılarımız oldu. Sayın başkanımızın özellikle Karamürsel’deki barajların önümüzdeki dönem içinde yapım programına alınması ile ilgili girişimleri oldu. Bölgesel planlamadan kastımız buydu.
Dağıtımda, altyapınızı modern anlamda kurduktan sonra bunun işletilmesi, ileri ülkeler nasıl yapıyor. Dağıtımda, iki tane dikkat edilen husus var. Birincisi şebekeniz erişilebilir ve kontrol edilebilir olacak; ikincisi müdahale edilebilir, işletilebilir bir şekilde olmasıdır. Erişilebilir, kontrol edilebilir kastımız bu Scada ….Allaha hamd olsun, hem içmesuyu scadamız, hem de Türkiye de örneği olmayan bir atıksu scadamız var. Yanı Kocaeli’nin her tarafında özellikle suyun dağıtımı konusunda özellikle atıksuyun kimyasal parametrelerinin denetlenmesi de dahil olmak üzere sahamıza hakimiz. Bunların hepsini birer birer, bu stratejik planda daha önceden hedeflediğimiz şeyleri şu anda gerçekleştirmiş durumdayız.
Üçüncüsü arıtmalardı. Arıtmalarda, özellikle atıksu arıtma tesisi bakımından iki tane küçük bölgesel köy arıtma bakımından arıtma tesisi eksiğimiz kalmadı Hamd olsun şuan itibariyle yüzde 99, ki geçen hafta Kandıra Cebeci ve Kandıra Merkez atıksu arıtma tesislerinin işletme çalışmaları,su alma çalışmaları başladı. Tavşancıl var, Dilovası tarafında. Tavşancıl’ında atıksu arıtma teslimini yaptık. Atıksu Arıtma Tesisleri Daire Başkanlığımız onları da devr almaya uğraşıyor. Dolayısıyla, Türkiye’de yakın bir zamanda hiçbir şehrin ulaşamayacağı bir oranı, Avrupa Birliği standardını, yaklaşık 2023 Türkiye’nin taahhüdüdür, biz 10 sene öncesinde şehrimizde elde etmiş durumdayız.”diye konuştu.
“TEMMUZ AYINDA SAPANCA GÖLÜNDEN SU ALMAYI PLANLIYORUZ”
2012 yılı sonu itibariye 617 bin aboneye hizmet verdiklerini anlatan Bayram, sıcaklıların arttığını ve buna bağlı olarak su tüketiminin de artış meydana geldiği anlattı. Kış aylarında yeterli kar yağışı ve buna bağlı olan yer altı sularının yeteri kadar beslenmediğini ifade eden Genel Müdür, şunları kaydetti “Bugün baktığımızda durum nedir. 28 Mayıs 2013 su raporu.. Baraj gölüne giren su günlük 186 bin m3, kullandığımız çıkan su 393 bin m3, yanı net olarak iki katından fazla su kullanıyoruz. Bu demektir ki barajımız inişte…Bu sene geçen yıla göre 7,5 milyon m3 daha az su var ve su giriş çıkışı arasında dengesizlik var. Bunun nedeni, bu sene, havzamız iyi kar almadı, yer altı suyu maalesef iyi beslenmedi. Dolayısıyla Mayısın bu günlerinde yükselişte, dolu olan barajımız ilk defa bu sene, yapıldığından bu yana dolmadan inişe geçti. Bu bizim için önemli bir noktadır. Barajda işletmeci firma ile sürekli görüşmelerimiz var, nisan ayı sonu itibariyle yaptığımız bir toplantıdan sonra resmi bir taleple bu sene durum iyi değil, önlemleri devreye alın, son 10 yılın en düşük seviyesindeyiz, diye söylüyorlar. 44,5 milyon m3 ten inişe geçti…Üzerinde konuştuğumuz 10 milyon m3 bizim psikolojik sınırımız, kritik sınırımız.Özellikle aralık ayında biz bu kadar su ile girmek istiyoruz, bir daha korkulu rüya görmeyelim diye.
Bize önerilen, Eylül’ün 14’ünde barajda kritik noktaya geleceğiz, bu noktaya gelmeden, Temmuz’un 1’inde tek pompa ile Sapanca’da su almaya başlayalım, Temmuzun sonunda 2 pompaya, 30 ağustosta 3 pompaya çıkaralım, eğriyi dik hızla düşüş noktasından tedrici inişe geçirelim. Burada yapacağımız yaklaşık 1 veya 2 aylık erteleme 26 Ekim de 10 milyon m3’e civarına düşelim. Böyle olursa, sonbahar yağışlarını Eylül’ün 14’ünde değil de 26 Ekim, kasım başında bekler duruma geliriz, daha emniyetli duruma geçeriz. Teknik ekibimizde değerlendiriyoruz, ne zaman su almaya başlayalım. Çünkü geçen sene 36 gün barajdan, ortalama tek pompadan sayılabilir, iki pompayı çalıştırdık, üçüncü pompayı sadece bir gün çalıştırıp durdurduk. Bir ayda 500 bin civarında elektrik masrafımız oldu. Dolayısıyla, bu hattı çalıştıralım, ama bu hattı ekonomik çalıştıralım istiyoruz.
“SU İSRAFININ ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN DAHA TİTİZ DAVRANACAĞIZ”
Biz özellikle bu sene su kayıp kaçağın daha da azaltılması, daha dengede tutulması, suyun israfın önüne geçmek için daha titiz duruyoruz. Kayıp kaçağımız, barajdan alınan su durumuna göre 21012 yılında yüzde 32 olmuş. Buraya kolaylıkla gelmedik, sürekli yatırım yapıyoruz..Şu ana kadar İSU Genel Müdürlüğü olarak altyapı yaptığımız yatırım 756 milyon TL’dir”
“KANDIRA NAMAZGAH BARAJI İNŞAATI DEVAM EDİYOR”
2013 yılında Planlama, Yatırım, İnşaat Daire Başkanlığı’nın 87 milyon TL yatırım yapacağını da belirten Genel Müdür, Kandıra Namazgah Barajı süreci hakkında bilgi verdi. Bayram,” Kandıra Namazgah Barajı’nda maalesef çok kısa bir gecikmemiz var. Eski müteahitimiz iflas etmeye başvurdu. Bizden dolayı değil. Bunun net olarak rahat olarak söyleyebiliriz. Çünkü, İller Bankasından sırf bu iş gecikmesin diye kimsenin kimseye diyeceği bir şey olmasın diye kredi aldık bununla ilgili. Hem kamulaştırmamızı gayet güzel bir şekilde yapıyoruz. Burada müteahhidin bizim dışımızda yaptığı diğer HES işlerinde sıkıntılar olmuş. Bankalar bir mektubuna el koymuş daha sonra bankalar peş peşe el koydular. İnşaat firmaları maalesef Türkiyede çok büyük sermayeli kuruluşlar değil. Ki yeterli olmadığı için işin içinden çıkamaz duruma geldiler. Biz hukuki her türlü altyapısını hazırlayarak, mahkemelerle görüşerek, kendi sözleşmemizdeki gerekli maddeleri işleterek sağlam gittik. Gerekli tebligatları yaptık ve sözleşmesini iptal ettik. Ve süratle yeni ihaleye çıktık, süresi içinde ihalemizi yaptık, yeni müteahhit işe başladı.
Bizim elimizde olan bir şey değil, bu işi yürüteceksiniz. Kandıra Namazgah Barajının yaklaşık maliyeti bizim hesaplarımıza göre 50 milyon TL’ydi. Ve biz buna göre İller Bankasına başvurarak kredi başvurusunda bulunduk. İlk ihaleyi alan müteahhit, bunu tabi kendi kendinize yapamıyorsunuz, istediğinize veremiyorsunuz. İhalesiz zaten yapmak mümkün değildir. Her şey prosedür içerisinde, her şey hukuka uygun ve kamu ihale kanuna uygun şekilde yapıldı. İlk müteahhit aldı, yaklaşık 9 milyon 800 küsur milyon liralık işi yaptı ondan sonra devam edemedi. Biz o müteahhidi beklemek durumunda değildik. Çünkü, hakikaten o bölgede susuzluk çekiliyor. Gerekli hukuki şeyleri işlettik, yaklaşık maliyet 42 milyon lira civarındaydı, şuandaki müteahhit 22 milyon TL işi aldı. Aradaki farkı da, devleti zarara uğratma ilk müteahhitten hukuk dahilinde talep edeceğiz. Rakam, iş bitmeden, iş bitecek, iki ihale arasında fark varsa, talep edeceğiz. Bu işi de şuanda hesabını, kitabını yapıyoruz, zamanın içerisinde hizmete alacağız.
22 milyon TL Hitit inşaat ihaleyi aldı ve işi devam ediyor. Şuanda terfi merkezi ile içmesuyu arıtma tesisi arasındaki 12 km’lik 600 mm çapındaki çelik boru şuanda tamamlanmış durumda. Terfi merkezini tamamlatmaya çalışıyoruz. Burada özel pompalar, yüksek ATÜ’lü vanalar var. Buradan gelecek ayın ortasına kadar montajlarını tamamlatıp en azından su basar duruma getirmeyi hesaplıyoruz. Su tutmayı önümüzdeki kış olacak.”diye konuştu.
“KANDIRA BÖLGESİNE GÖLETTEN SU VERECEĞİZ”
Bu yıl bölgede bulunan göletten su vereceklerini de anlatan Bayram,”Başkanımızın talimatı ile barajımızın yukarı havzasında bir gölet var. Yaklaşık 2 milyon m3 gölette su var. Çıkışı kapattırdık bekliyoruz onu. Barajın oradaki pompaların montajını yaptırdığımız zaman yukarıdaki göletten su bırakacağız. Yazın özellikle çok su sıkıntısı çekilen aylarda oradan arıtmaya su basıp, arıtmadan arıtıp, planlarımız şekilde arıtmadan arıtarak Kandıra ve sahillerine su vereceğiz.
“YÜKSEK TÜKETİMLİ ABONE PROJESİ VİP PROJEMİZDİR”
İSU Genel Müdürlüğü’nün stratejik projelerinden de bahseden İSU Genel Müdürü İlhan Bayram,”Yüksek Tüketimli Abone Projemiz, VİP projemiz diyoruz. Bu projemiz tamamlanma aşamasına geldi. Özellikle aylık 500 m3 üzerinde su kullanan sanayi kuruluşları ki 1212 tane ve bütün abonelerimiz içinde yüzde 2’ye tekabül ediyor. Ama buradan aldığımız tahakkuk yüzde 33,5 dir. Bütün Kocaeli genelindeki tahakkuk…Dolayısıyla, bu abonelerin yakından takibi, hak kimseye geçmemesi için tesisatların uygunluğu özellikle sanayi kuruluşlarında geçmişte çok yaşanıyordu. Bizim okuyucumuz tesise girene kadar bekletiliyordu, değişik manüpilasyonlar olabiliyordu. Şuanda yapılan tesislerle bunların tesisatları yenilendi, sayaçları kullanmaya uygun hale getirildi. Yani aylık 500 ton su kullanan yere 50 ton suyu geçiren sayaçlar konulmayarak değiştirildi. Ve onlar GSM operatörü birisi ile anlaşıldı, birimimizde anlık takip edilebilir duruma geldi. Ayrıca, müşteri memnuniyeti anlamında kendi web portalimizden sanayi kuruluşu isterse ona bir uç veriyoruz.Kendisi kendi tüketimini de günlük, anlık girip oradan izleyebiliyor. Kendi tesisatında başka bir şey olabilir, üretim planlamasını ona göre yapabilir diye böyle bir proje geliştirdik. Bu projede Türkiye’de şu anda örnek bir proje oldu, değişik toplantılarda arkadaşlarımız bu projeyi anlatıyor.
“EBYS SÜPERLİG PROJESİDİR”
Bir diğer projemiz olan Elektronik Belge Yönetim Sistemi’ni kullanalı yaklaşık 6 ay geçti. Bu proje şuanda Türkiye’de su ve kanal idareleri arasında tek. Belediyeler bakımından Ankara Büyükşehir Belediyesi var ondan sonra biz ikinciyiz. Bütün kamu idareleri, özel sektör dikkate alındığında Türkiye’de 8.ci kuruluşuz. Burada sadece projeye dahil olmak değil. Önemli olan kurumun genelinin bunu kullanması. Bizim Şube Müdürlüğümüzdeki şefimizde parafı atıyor, Şube Müdürümüzde elektronik imzayı atıyor. Dolayısıyla çok büyük avantajları var. Kurumsal anlamda bu süperlig projesidir.
“KURUMSAL YAPILANMA PROJESİ KURUM AÇISINDA ÖNEMLİ BİR PROJE”
Son olarak kurumsal yapılanma projemiz için uluslararası danışmanlık firması ile çalışıyoruz. Kurumumuzu gelecekte neler bekler, riskleri, avantajları nedir. Gelecekteki şartları bu kurum yerine getirebilmek bakımından nasıl bir yapılanması olması lazım, nasıl bir teşkilatlanması lazım. Bu teşkilatlanma için değişik teknolojiler kullanıyoruz; onları kullanmak için de nasıl bir eleman profili olması lazım.Yöneticilerinin ne şekilde olması lazım..Nasıl çalışması lazım kısaca. Bunlarla ilgili sürekli analizler yapıyoruz. Bununla ilgili sadece bugüne değil, geleceği de düşünerek, kurumun gelecekteki alması gereken şekli şuanda ona hazırlanıyoruz. Özellikle, personelimizi birer birer mülakata aldık. Bütün üniversite mezunu çalışanlarımızı, arkadaşlarımızı, bunlar sözleşmeli olsun, ister memur, ister işçi, isterse hizmet alımı olsun hepsini birer birer dinledik. Onların gelişimlerini gördük. Onların hangi dalda kendilerini geliştirmek istediklerini gördük. Nerelerde açıklarımız var. nerelerde gelecekteki ihtiyaçlarımızı karşılamak için hangi eğitimleri almamızı gerekir, bunları gördük. Personel Eğitim Daire Başkanlığımız bununla ilgili eğitim programı düzenliyor. İSU bundan sonra yaklaşık bir iki sene hem yönetici yetiştirme anlamında, hemde ekiplerini arazide daha iyi mobilize edebilme anlamında , büroda daha verimli çalıştırma anlamında mesleki eğitim alacak verecek..Bu proje bizim açımızdan böyle önemli bir proje.
İSU Genel Müdürlüğü, bu kadar yatırım yapıyor. Özellikle teknoloji yönelik yatırımlar yapılıyor. Bu sene faaliyet raporunun kapağı da Windows 8’i açılış kapağıdır. Bu kadar teknolojik yatırımı olan, scadası olan çok da misafiri oluyor. Çevre Komisyonu, değişik ülkelerden misafirler geliyor. Eğitim alıyor, diğer su kanal idarelerinden geliyorlar. Ayrıca, arıtmalar konusunda Türkiye Belediyeler Birliği’nin de talebi ile diğer belediyelere eğitim vereceğiz.
Ben, 2012 ile ilgili, kurumun genel vizyonu ile ilgili bilgiler anlatmaya çalıştım. Aslında, prensip olarak, idareci olarak olabildiğince iddialı olmaya çalışan bir yapım var. Fakat, mühendislikte her zaman 4 x 4 8 ediyor, ama işletmecilikte her zaman 8 etmeye biliyor, eksikliklerimizi olabiliyor, onları yerine getirmeye çalışıyoruz, eksikliklerimizi gidermeye çalışıyoruz.
Bu anlamda özellikle benim çok hoşuma giden bir dörtlüğü sizinle paylaşmak isterim. Kendi adıma ben bundan çok şey alıyorum, belki sizlerde kendi şahsınıza bir şeyler almak istersiniz. Hz. Mevlana’nın bir dörtlüğü, “Yüzde ısrar etme,doksan da olur. İnsan dediğinde noksan olur. Sakın büyüklenme, elde neler var. Bir ben varım deme yoksan da olur.”Biz gönülden bu şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz. Arkadaşlarımla bir ekibiz. Tabi, bu ekibin başında bizim Yönetim Kurulumuz, sayın başkanımız var. Ben burada bu hizmetleri yapan ve yaparken gecesini gündüzünü birbirine katan ekiplerime, şube müdürlerime, daire başkanlarıma, genel müdür yardımcısı arkadaşlarıma, işçilerimize, memurlarımıza hepsine gönülde teşekkür ediyorum. Burada, bu çalışmaları yaparken, bize destek olan ilçe belediye başkanlarımıza,tabi bunların hepsinin kararları bu üst yönetimdir, genel kurul burada alınıyor..Hepinizin katkısı var. Sizin olumlu olumsuz bütün tenkitlerinizden bizim kendi adımıza bir şeyler çıkarmaya çalışıyoruz. O anlamda hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu işlerin hepsinin başında biz bürokratın nihayetinde, bize yol gösteren, bize geri gittiğimiz zaman ikaz eden, ileri gittiğimiz zaman dikkatimizi çeken, yön veren Yönetim Kurulumuzun Başkanı Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza da verdiği desteklerden, güçten, moraldan dolayı her zaman şükranlarımı arz ediyorum. “dedi.
FAALİYET RAPORU ONAYLANDI
Yapılan konuşmaların ardından İSU Genel Müdürlüğü 2012 Yılı Faaliyet Raporu görüşülerek oy çokluğu karara bağlandı. İSU Genel Müdürlüğü 2012 Yılı Bilanço, Kesin Hesap, Taşınır Kesin Hesap ve Denetçiler Raporu, Memur Kadrolarındaki İptal-İhdas Talepleri ve Bu Taleplere Bağlı Olarak Değişecek Olan Organizasyon Şeması, Tarifeler Yönetmeliği Tadilat Teklifi ile Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği Taslağı Genel Kurulda görüşülerek oy birliği ile karara bağlandı. Genel Kurulda ayrıca, İSU Genel Müdürlüğü Denetçilerinin seçimi yapılarak Avukat Selim Selami Çakıcı ile Mali Müşavir Odabaş 2 yıl için yeniden seçildi.
Fikri KAYA/Basın Büro Sorumlusu