GÖL HAVZA KORUMA EYLEM PLANI VE ÖZEL HÜKÜM BELİRLEME PROJESİ KAPANIŞ TOPLANTISI YAPILDI.
Türkiye’nin en önemli tatlı su kaynağı olan Sapanca Gölü’nün korunmasına yönelik olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde Kocaeli İSU ve Sakarya SASKİ Genel Müdürlükleri tarafından yapılan “Sapanca Gölü Havza Koruma Eylem Planı ve Özel Hüküm Belirleme Projesi” kapanış toplantısı İSU Genel Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yapıldı. Geniş katılımın yapıldığı kapanış toplantısında yapılan konuşmalarda Sapanca gölünün korunmasının önemi vurgulanarak, Kocaeli ve Sakarya Valiliklerinde askıda bulunan eylem planı ile ilgili son öneri ve görüşlerin 7 Nisan Cuma günü son bulduğuna dikkat çekildi.
GENİŞ KATILIM
Sapanca Güral Otel’de düzenlenen toplantıya Sakarya Vali Yardımcısı Erdoğan Ülker, Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, İSU Genel Müdürü İlhan Bayram, Sakarya SASKİ Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, Sapanca ve Arifiye Belediye Başkanları, Kocaeli, Sakarya ve İstanbul’da konuyla ilgili kamu kurumlarının üst yöneticileri,akademisyenler, sivil toplum örgütleri ile vatandaşlar katıldı.
İSU GENEL MÜDÜRÜ BAYRAM,”GÖLÜN TEMİZ VE SUYUN KALİTELİ OLUŞU BİRŞEYLER YAPILDIĞININ İŞARETİDİR.”
Saygı duruşu ve istiklal marşının okunarak başlanan kapanış toplantısında bir konuşma yapan İSU Genel Müdürü İlhan Bayram, ”Sapanca Gölünün korunması için gerek Kocaeli ve gerekse Sakarya tarafından, bizden sonraki nesillere kaliteli şekilde bırakmak adına, sürekli çalışmalar yapılıyor. Bize bu konuda Bakanlık önemli desteklerde bulunuyor. Ancak kamuoyunda pek bunlar gündemi işgal etmiyor veya belli olmuyor bu çalışmalar. Su azaldığı zaman, su seviyesi düştüğü zaman “Sen mi kullandın, ben mi kullandım; o mu aldı bu mu aldı” bu görüntüler oluşuyor.”dedi.
Marmara Bölgesinin nüfus ve sanayi yoğunluğuna rağmen su kaynaklarının yetersiz olduğunu da hatırlatan Genel Müdür Bayram, şunları kaydetti “Aslında Marmara bölgesi, Türkiye’nin nüfus bakımından dörtte birinin iskan edildiği bir bölge. Sanayinin de çok önemli bölümünün olduğu bir bölge. Su kaynaklarının da o derece maalesef olmadığı bir bölge. Hem ihtiyaçlar çok fazla hem de kaynaklar olabildiğince az. Bu bize neyi getirir. Bu, bize eldeki kaynakların daha iyi korunmasını daha iyi kullanmasını gerektirir. Koruma kullanma dengesi çok önemli bir kural. Biz bundan sonra da bu konuda üzerimize düşen, ilaveler bakımından, yapılması gerekenler ne varsa bugüne kadar yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.
Ancak maalesef nüfus ve sanayinin yoğun olduğu bölgelerde ister istemez çevre problemleri ve sıkıntıları diğer bölgelere göre daha fazla oluyor. Kocaeli’nde 10-15 sene öncesinde, yanında bile yaklaşılmayan bir Körfez, bugün birçok plajları, denize girilebilecek bölgeler haline geldi. Biz sadece Kocaeli olarak İzmit Körfezi için çalışmıyoruz, Sapanca için de önemli altyapılar yaptık. Aynı şekilde Sakarya da yapıyor. Gölün çevresinde o kadar insan varken, o kadar su kullanılırken, kalitede sürekli kötüleşme olmuyorsa aslında bir şeyler yapıldığına işarettir.
Ancak bugün mevzuat anlamında önemli bir çalışmanın sonuna gelmiş durumdayız. Burada daha önceden işte klasik 100, 200,300,1000 metre bu bantlar varken, bugün bilimsel olarak, bunların ne kadar ihtiyaç var, nerelerde ihtiyaç var bunlar tespit edilmiş durumda. Tabi bu koruma bantları, şu ana kadar yapılmış olanlar ile ilgili yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok ama, bundan sonra yapılaşma ile ilgili de gölün korunması bakımında herhalde önemli yol gösterici olacaktır. Bakanlığımız kaç senedir yoğun çalışmanın içinde. Bundan dolayı Su Yönetimi Genel Müdürümüze ve ekibine değerli katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Aynı zamanda İSU ve SASKİ Genel Müdürlüğünün değerli çalışanları da uzun zamandır emek sarf ettiler. Onlara da huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum. Bu konu hepimizi ilgilendiriyor, hepinizin de görüşleri, değerlendirmeleri olacaktır, onlar için de katılımınızdan ve değerlendirmelerinizden dolayı teşekkür ederim.”
SASKİ GENEL MÜDÜRÜ KELEŞ,”ÜLKEMİZDE SAPANCA GÖLÜ ÜZERİNDE TECRÜBE BİRİKMİŞ ÇOK AZ SU KAYNAĞI VAR”
Sapanca gölünün sadece içmesuyu olarak değil doğal zenginliği, coğrafik konumu bakımında da önemli olduğunu vurgulayan SASKİ Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş de,”Sapanca gölü üzerinde ne kadar durulsa azdır. Bizim de tabi bütün çalışmalar sonucunda eğer Sapanca gölü korunuyorsa, daha iyiye doğru gidiyorsa demek ki yaptığımız çalışmalar doğru. Eğer yapılan çalışmalar reel de olumlu çalışmalar vermiyorsa yapılan çalışmalarının bir anlamı yok demektir. Su Yönetimi Genel Müdürlüğümüz, başta Genel Müdürümüz Prof. Dr. Cumali Kınacı olmak üzere çok büyük emek sarf etti.Kocaeli ve Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüklerinin konusunda uzman arkadaşlarımız çok kafa yordu. Sapanca gölü kadar üzerinde tecrübe birikmiş Türkiye’de çok az su kaynağı var. Bu nedenle bütün bu birikimlerin özel hüküm çalışmalarına yansımasını diliyoruz. Su ile ilgili olarak küresel gelişmelerin, yerel gelişmelerin de tetiklediği bir dönemde, gerçekten Sapanca Gölü ile ilgili olarak artık bizi uygulanabilir ve sürdürülebilir ve ekosistemi koruyan bir kararlar bütünlüğünü yürürlüğe koymamız, hem Genel Müdürlük düzeyinde, hem de yerel yönetimlerin arkasında durmamız gerekir. Bu kararları almak yetmez önemli olan bu kararların arkasında da durmak gerekiyor aynı zamanda.”dedi.
SU YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRÜ KINACI,”İSU VE SASKİ PROJEYİ SÜRDÜRDÜ”
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün, ülkemizde Avrupa Birliği’nin sürecini yöneten devlet kurumu olduğunu ifade eden Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı ise, “Sapanca gölü, Türkiye’nin en önemli tatlı su kaynağı. Bu gerçekten hareketle Sapanca gölümüz, hem suyunun kalitesi, hem hizmet verdiği nüfus ve havzasının özellikleri, hem de doğal kaynaklar bakımından oldukça önemlidir. Sakarya ve Kocaeli’ ye su veriyor; evsel kullanımlar için su tüketiliyor ve sanayi buradan su alıyor. Burayı besleyen su kaynakları, derelerden hatta zaman zaman yer altı sularından da su kullanılıyor. Burada ekolojik tür, biyoçeşit bakımından oldukça zengin bir kültür var. Bu kültürlerin de korunmasına büyük önem veriliyor. Bundan dolayı Sapanca gölüne büyük önem veriyoruz.”dedi.
Yapılan eylem planı hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Kınacı,“Bu hüküm çalışması ile buradaki derelerimiz, Sapanca gölümüz için uygulanabilir, suyun faydalı kullanımını sürdürülebilir şekilde devam ettirilecek. Ayrıca suyun kalitesini muhafaza edecek, hatta iyileştirecek kullanım düzeyi ve tedbirlerin programı ortaya konulacaktır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğümüz, Avrupa Birliğinin sürecini yöneten devlet kurumu. Bu çerçevede bizim yaklaşımımız, kararları Ankara’da alıp bunu uygulayın demek değil, kararları hep beraber karar verici kurumlar, uygulayıcı kurumlar, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlarımız ile birlikte almaktır. Biz kurum olarak koordinatör görevi olarak vazife aldık. Su ve Kanalizasyon İdaresi olan İSU ve SASKİ Genel Müdürlüğümüz esas itibariyle bu iki kurum tarafından çalışma sürdürüldü. Bu çerçevede bu bölgenin karakteristikleri ortaya konuldu, su kullanılması, su kirlenmesi üzerindeki baskılar, bunların su kalitesi üzerindeki etkileri belirlenmeye çalışıldı. Su kalitesi ile ilgili su modelleme çalışmaları yürütüldü. Herhangi bir dış etkideki değişiklik halinde suyun nasıl tepki vereceği ortaya konuldu. Su derinliği ile ilgili olarak yapılan tartışmalar herhangi bir bilimsel çalışma sonucu ortaya konulmuş rakamlar değil. Bu modelleme çalışması ile bunu ortaya koyduk. Bunu ortaya koyarken de bir emniyet payı ortaya konuldu. Yalnız buradaki eğer su kaynağını verimli ve bilinçli bir şekilde kullanırsak, su kalitesini bozulmadan sürdürülebilir şekilde kullanımı mümkün olacaktır. Bu açıdan hepimize görev düşüyor. Bu çalışmada emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum, hayırlı olmasını diliyorum.”dedi.
VALİ YARDIMCISI ÜLKER,”GÖL, GÜZEL AMA SIKINTI VE DEZAVANTAJ ÇOK”
Toplantıya katılan Vali Yardımcısı Erdoğan Ülker de, “Sapanca gölünün güzelliğini tartışmıyoruz, son derece güzel. Ama o kadar da sıkıntılı ve dezavantajı olan bir gölümüz. Çevresinde sanayi, yerleşim yerleri var. Bunlar hepsi etken yani, bakıyorsunuz D100, TEM karayolu, demiryolu ile günde onbinlerce araç geçiyor. Hepsi dezavantaj. Su Yönetim ile İSU ve SASKİ Genel Müdürlüklerinin gerçekten güzel çalışmaları var, her türlü gayret gösteriliyor. Ama sadece kamunun, mahalli idarelerin çalışması yetmiyor. Her türlü kurumun da üzerine düşen çalışmayı yapması lazım. Sivil toplum ve kamu kuruluşlarının hatta birey olarak vatandaşların üzerine düşen gayreti göstermesi lazım. Bir taraftan tasarruflu kullanacağız bir yanda da kirletmeyeceğiz. Gölün ya da akarsu ve göleti kirlettikten sonra temizlenmesi için harcanan para, kirletmeden harcayacağımız paranın yüz mislidir. Onun için her türlü gayretin gösterilmesi lazım.Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”dedi.
EYLEM PLANI SUNUMU YAPILDI.
Yapılan konuşmaların ardından Su Yönetimi Genel Müdürlüğü İçmesuyu Havzaları Şube Müdürü Çiğdem Özonat tarafından Sapanca Gölü Havza Koruma Eylem Planı ve Özel Hüküm Belirleme Projesi hakkında yapılan çalışmalar ve süreç ile ilgili bilgi verildi. Özonat, Kocaeli ve Sakarya Valiliklerinde bir aydır askı da bulunan Eylem Planı ile ilgili görüş ve önerilerin 7 Nisan Cuma günü son olduğunu hatırlattı.
ÖNERİ VE GÖRÜŞLER
Yapılan konuşma ve sunumun ardından Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, İSU Genel Müdürü İlhan Bayram, SASKI Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, kapanış toplantısına katılanlar tarafından yapılan eylem planı ile ilgili öneri ve görüşleri ile uygulamadaki sıkıntılarını dile getirdiler.
Fikri KAYA/Basın Büro Sorumlusu